Bir dişin eksik olması, ilk bakışta düşünüldüğü kadar basit bir durum değildir. Özellikle kaybedilen diş görünmeyen bir bölgede yer alıyorsa birçok kişi bu eksikliğin önemli bir sorun yaratmayacağını düşünebilir. Oysa ağız içerisindeki her diş, bir bütünün parçası gibi çalışır. Bu nedenle tek bir dişin kaybedilmesi bile zamanla diğer dişleri, çene yapısını ve hatta yaşam konforunu etkileyebilen sonuçlar doğurabilir.
Bu noktada en sık sorulan sorulardan biri de “Eksik dişler tedavi edilmezse ne gibi sorunlar oluşur?” sorusudur.
Diş kaybının ardından ilk günlerde veya ilk birkaç ay içerisinde belirgin bir problem hissedilmeyebilir. İnsan vücudu birçok değişikliğe uyum sağlayabildiği için kişi eksik dişle yaşamaya alıştığını düşünebilir. Ancak ağız içerisinde fark edilmeyen bazı değişimler sessiz şekilde devam eder. Çoğu zaman bu değişimler yıllar sonra ortaya çıkan farklı sorunların temelini oluşturur.
Eksik Dişler Dişlerin Yer Değiştirmesine Neden Olabilir
Öncelikle bilinmelidir ki dişler bulundukları yerde tamamen sabit duran yapılar değildir. Her diş, yanındaki ve karşısındaki dişlerle bir denge içerisinde konumlanır.
Bir diş kaybedildiğinde bu denge bozulmaya başlar. Oluşan boşluk nedeniyle komşu dişler zamanla boşluğa doğru eğilmeye başlayabilir. Bu hareket oldukça yavaş gerçekleştiği için çoğu kişi başlangıçta fark etmez. Ancak yıllar içerisinde diş diziliminde belirgin değişiklikler oluşabilir.
Bir zamanlar düzgün sıralanan dişler arasında boşluklar ortaya çıkabilir veya bazı dişler olması gereken konumdan uzaklaşabilir.
Karşı Çenedeki Diş Uzamaya Başlayabilir
Eksik dişin karşısında bulunan diş de zamanla etkilenir.
Normal şartlarda üst ve alt dişler birbirine temas ederek dengeli şekilde çalışır. Ancak karşısında temas edecek bir diş kalmadığında o diş zamanla boşluğa doğru uzamaya başlayabilir.
Diş hekimlerinin sık karşılaştığı bu durum, çiğneme düzeninin bozulmasına ve kapanış problemlerinin ortaya çıkmasına neden olabilir.
Eksik Dişler Çiğneme Fonksiyonunu Bozabilir
Eksik dişlerin tedavi edilmemesi durumunda en çok etkilenen fonksiyonlardan biri çiğnemedir.
Birçok kişi tek bir diş eksikliğinin yemek yerken büyük fark yaratmayacağını düşünür. Ancak özellikle arka bölgelerde bulunan azı dişleri çiğneme görevini üstlendiği için bu dişlerin kaybı zamanla hissedilmeye başlanır.
Kişiler farkında olmadan yiyecekleri sürekli aynı tarafla çiğnemeye başlayabilir. Bu durum çene kaslarının bir tarafının daha fazla çalışmasına neden olur.
Sonuç olarak;
- Çene kaslarında yorulma
- Kas ağrıları
- Tek taraflı çiğneme alışkanlığı
- Çene ekleminde rahatsızlıklar
gibi problemler ortaya çıkabilir.
Sindirim Sistemi de Olumsuz Etkilenebilir
Çiğneme fonksiyonunun bozulmasının etkileri yalnızca ağızla sınırlı değildir.
Sindirim aslında ağızda başlar. Dişlerin görevi yiyecekleri mideye uygun hale getirmektir. Yeterince parçalanmadan yutulan besinler mide ve bağırsakların daha fazla çalışmasına neden olabilir.
Bu durum özellikle uzun vadede sindirim konforunu olumsuz etkileyebilir.
Çene Kemiğinde Erime Başlayabilir
Eksik dişlerin en önemli sonuçlarından biri çene kemiğinde meydana gelen değişimlerdir.
Diş kökleri yalnızca dişi yerinde tutmaz, aynı zamanda çene kemiğini uyararak canlı kalmasını sağlar. Bir diş kaybedildiğinde o bölgedeki kemik artık eskisi kadar uyarılmaz.
Vücut kullanılmayan dokuları zamanla azaltma eğiliminde olduğu için eksik diş bölgesinde kemik kaybı başlamaya başlar.
Bu süreç yavaş ilerler ancak yıllar içerisinde ciddi boyutlara ulaşabilir.
Yüz Estetiği Zamanla Değişebilir
Kemik kaybı arttıkça yalnızca ağız içerisindeki yapılar değil, yüz görünümü de etkilenebilir.
Uzun süre tedavi edilmeyen diş eksikliklerinde;
- Yanaklarda çöküklük
- Dudak desteğinde azalma
- Yüz hatlarında yaşlı görünüm
gibi değişiklikler ortaya çıkabilir.
Özellikle birden fazla diş eksikliği bulunan kişilerde bu değişimler daha belirgin hale gelir.
Eksik Dişler Özgüveni Etkileyebilir
Eksik dişlerin sosyal hayata etkileri de göz ardı edilmemelidir.
Özellikle ön bölgede bulunan diş kayıplarında kişiler;
- Gülerken rahat davranamayabilir,
- Fotoğraf çektirmekten kaçınabilir,
- Konuşurken rahatsız hissedebilir,
- Özgüven kaybı yaşayabilir.
Bu durum özellikle insan ilişkilerinin yoğun olduğu işlerde çalışan kişiler için daha belirgin hale gelebilir.
Konuşma Problemleri Oluşabilir
Konuşma sırasında bazı seslerin doğru çıkarılması dişlerin varlığıyla yakından ilişkilidir.
Özellikle ön dişlerin eksik olduğu durumlarda bazı harflerin telaffuzunda değişiklikler görülebilir.
Kişi zamanla bu duruma alışsa bile konuşma şekli fark edilir düzeyde etkilenebilir.
Ağız Hijyeni Zorlaşabilir
Diş kaybı sonrasında komşu dişlerin yer değiştirmesiyle birlikte temizlenmesi zor bölgeler oluşabilir.
Diş fırçasının ve diş ipinin ulaşmakta zorlandığı alanlarda plak birikimi artar.
Bu durum;
- Yeni çürüklerin oluşmasına,
- Diş eti hastalıklarının gelişmesine,
- Ağız kokusuna
zemin hazırlayabilir.
Başlangıçta yalnızca bir diş kaybedilmiş olsa da zamanla diğer dişlerin sağlığı da risk altına girebilir.
Çene Eklemi Problemleri Ortaya Çıkabilir
Eksik dişlerin gözden kaçan sonuçlarından biri de çene eklemi rahatsızlıklarıdır.
Kapanış dengesinin bozulması nedeniyle çene eklemi normalden farklı çalışmak zorunda kalabilir.
Bunun sonucunda;
- Çeneden ses gelmesi,
- Sabah çenede yorgunluk hissi,
- Kulak çevresinde ağrı,
- Ağız açıp kapatırken rahatsızlık,
- Çene hareketlerinde kısıtlılık
gibi belirtiler görülebilir.
Eksik Dişler Ağrı Yapmadan İlerleyebilir
Eksik dişlerle ilgili en büyük yanılgılardan biri ağrı olmadığı sürece sorun olmadığı düşüncesidir.
Oysa diş kaybının oluşturduğu problemlerin büyük bölümü ağrı oluşturmadan ilerler. Kişi günlük yaşamına devam ederken ağız içerisinde birçok değişiklik meydana gelebilir.
Bu nedenle diş kaybını yalnızca estetik bir eksiklik olarak değerlendirmek doğru değildir.
Eksik Dişler Nasıl Tedavi Edilir?
Günümüzde eksik dişlerin tedavisinde oldukça başarılı yöntemler bulunmaktadır.
Bunlar arasında:
- İmplant tedavileri
- Diş köprüleri
- Hareketli protezler
- Sabit protez uygulamaları
yer almaktadır.
Bu tedaviler sayesinde hem estetik hem de fonksiyon açısından doğal dişe oldukça yakın sonuçlar elde edilebilmektedir.
Önemli olan nokta, tedaviyi gereğinden fazla ertelememektir. Çünkü zaman geçtikçe kemik kaybı artabilir ve tedavi süreci daha karmaşık hale gelebilir.
Sonuç
Eksik bir diş yalnızca boş kalan bir alan anlamına gelmez. Çiğneme fonksiyonundan konuşmaya, çene kemiğinden yüz estetiğine kadar birçok sistemi etkileyen zincirleme değişikliklerin başlangıcı olabilir.
Bu nedenle kaybedilen bir dişin yerine uygun bir tedavinin planlanması, ileride oluşabilecek daha büyük sorunların önüne geçmek açısından son derece önemlidir.
Erken dönemde yapılan müdahaleler hem tedaviyi kolaylaştırır hem de ağız sağlığının uzun yıllar korunmasına yardımcı olur. Böylece kişi yalnızca eksik diş sorununu çözmekle kalmaz, aynı zamanda gelecekte karşılaşabileceği birçok problemin de önüne geçmiş olur.
